Damascus çeliği adını Suriye’nin başkenti Şam’dan alır, bulunuşu 900’lü yıllarda Türk, Türkmenistan ve İslam bilgin ve ustaları tarafından paslanmaz çeliğin keşfedilmesi ile paslanmaz çelik ve karbon çeliğinin tabakalar halinde üst üste konulup dövülerek 500 defa katlanıp tekrar dövülüp, büküldükten sonra bıçak ve kılıç hale getirilmesi ile oluşan Kılıçlar devrinin en muazzam malzemesini oluşturmuştur.
Diğer bir özellik ise çeliğin bitiminden sonra çeliğin görünümünde oluşan desenlerdir. Bu desenler iki ayrı vasıftaki çeliğin karışımından oluşmaktadır. Desenlerin görülür hale gelmesi asit uygulaması ile oluşuyor. Ecdadımız bu desenlere de isim vermiş Türk kıvrımı, HZ.Muhammedin çorabı, yağmur damlası gibi.
Türkler bu muazzam kılıçla haçlı seferlerinde destanlar yazmışlar buluşlarının sırrını saklamışlar, bu sırrı sakladıkları içinde 1300’lü yıllarda damascus çelik sırrı ve ustaları ile birlikte unutulmuştur.
Ancak 1980 yılında bilim adamları müzelerdeki örnekler üzerinde yaptıkları analizler sonucu çeliğin muhtevasını çözmüş ve tekrar yapımı mümkün hale gelmiş. Ve o tarihten itibaren tekrar üretilmektedir almanlar Amerikalılar ve İsveçliler bu gün damascus çeliği üretmekte ve santimle satmaktadırlar.
http://www.kemalelitemiz.com/category/arastirmalarim/damascus-sam-celigi-%e2%80%93-onsoz
Bu açıklamadan sonra bana ''-damascus gerçek mi ? '' diye soruluyorsa 500 defa katlanma işini sorarım.
Günümüzde farklı çelikleri karıştırıp dövme işi tabii ki de damascustur,
Fakat gerçek damascus mudur?
yoksa biraz aceleci ve sabırsız, biraz da çakma damascus mudur?
Mehmet Bey, kaynağınız olan sitede bilgiler biraz birbirine karışmış.
Öncelikle bu "mucizevi" çelik 1300'lerde yapılanı yani, Bulat ya da pota çeliği olarak bilinen, diğer bir deyişle Wootz çeliğidir. Ancak bu çelik paslanmaz filan değildi. Paslanmaz çeliğin bulunuşu çok daha sonraki Endüstri devrimi ve sonrasına dayanır. Ancak belli çelik kompozisyonları paslanmaya dayanıklı olabilir, yine de tam paslanmaz olabilmesi için gereken %13 civarı krom oranı olan alaşımlar ilk olarak 1904 yılları civarında çeşitli araştırmacılar üretmişlerdir. Bu dönemden sonra zaman içinde gelişmiştir paslanmaz çelik üretimi ve teknikleri...
Wootz-bulat çeliği (şam yumurtası) ise çeliğin katlanması ile alakalı olmayan dendritik dediğimiz karbür bantları yüzünden hareli sonuçlar verebilen bir çelik türüdür. Yapılışı için saflaştırılmış demir (dişi demir denirdi o dönemlerde) ve yüksek karbon çeliği ya da %3'ün üstünde karbon içeren dökme demir (erkek demir ya da beyaz demir denirdi o dönemlerde) belli oranlarda bir potaya konulur, alaşım bantlarını tetikleyen eser miktarda vanadyum, fosfor gibi elementler içeren "gizli" içerikle birlikte kapalı bir potada eritilir ve eritme işleminden sonra normalden daha yavaş bir soğutmayla külçe soğutulurdu. Bu içerik genelde kemik, çeşitli yerlerden cevherler ya da ağaç kabuğu vs. gibi yapan ustanın bilgisi dahilinde çeşitli katkılardı. Oluşan külçe içeriğindeki karbonun sementit grupları ile dendritik yapıda topaklaşmasına neden olurdu. Wottz çalışmalarında deneysel çalışmalar yapan Finlandiyalı Niko Hynninen ustanın dfogg forumdaki bir paylaşımını burada paylaşmalıyım: Dil bilmeseniz bile resimler zaten oldukça açıklayıcı:
http://forums.dfoggknives.com/index.php?showtopic=14534İçeriği hazırlanıyor:

Eritme fırını (1500 dereceler için özel tasarımlı)

Soğuma aşaması:

Üstünde oksijenle teması engelleyen camın altında potanın dibinde güzelim şam yumurtası var :
Ve işte şam yumurtası:

Yumurtanın üstünden dendritik ağaç yapısının güzel bir görüntüsü:

Pota çeliğinin dövülmesi son derece meşakkatli bir süreç Zamanında Avrupalı demirciler İran civarından aldıkları külçelerden kılıç yapmaya çalışmışlar ancak kullandıkları yöntemlerin bu malzeme için uygun olmaması yüzünden örslerinin üstünde tuzda buz olmuşlar külçeler. Bu sevdadan zamanla vaz geçmişler çünkü bu işin çok gizli bir yöntemi olduğunu sanıyorlarmış. Halbu ki tüm mesele kritik noktanın üstüne çıkmamakta ve sabırlı olmakta:
Yavaş yavaş dövülerek kılıç biçimine getiriliyor. Burada kullanılan dövme stilleri ve dövme ısıları sonuçtaki harelerin şeklinde asıl etken:

Şekli yavaş yavaş istenen şekli alıyor:

Ve temizlik yapılıp asitte beklendiğinde muhteşem sonuç:
